1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Yüzde 10'luk seçim barajı temsilde adaletin önünde büyük bir engel!
Yüzde 10'luk seçim barajı temsilde adaletin önünde büyük bir engel!

Yüzde 10'luk seçim barajı temsilde adaletin önünde büyük bir engel!

"Parlamenter Sistem"den "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ne geçiş yapılan Türkiye'de, yeni sistemde, temsilde adaletin sağlanamaması nedeniyle seçim barajına yönelik eleştiriler gündemdeki yerini koruyor.

A+A-

"Milletvekili Seçimi Kanunu" uyarınca, 1983 yılından bugüne kadar milletvekili seçimlerinde uygulanan yüzde 10 seçim barajı, Türkiye'yi, dünyanın geri kalmış ülkelerinden biri durumuna düşürüyor.

Yürürlükte olan seçim sistemine göre, Türkiye genelinde toplam geçerli oyların yüzde 10'unu alamayan partiler bir milletvekili dahi çıkaramazken, barajı aşamadıkları için hazine yardımından da mahrum bırakılıyor.

 

Millet iradesinin Meclis'e tam olarak yansımasını engelleyen ve vesayet ürünü olan "seçim barajı"nın, yapılan değişikliklerden hiç etkilenmeksizin olduğu gibi yerinde durması siyasi partiler tarafından tepkiyle karşılanıyor.

"Hükümetin, temsilde adaleti sağlamak için değişiklik yapması gerekir"

Temsilde adaletin sağlanması için hükümetin değişiklik yapması gerektiğini ifade eden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ, temsilde adaletin sağlanması için sistemin yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söyledi.

Ağdağ, "Sayısal anlamda gücü elinde bulunduranların, şartları kendi lehlerine değiştirmek üzere bu mevzuları gündeme getirmelerini doğru bulmuyoruz. Bu anayasa değişiklikleri için de geçerli, siyasi partiler kanunu ile alakalı da geçerlidir. Aslında bu mevzuların geniş ve rahat zamanda tarafların, ilgililerin, bu meseleye kafa yoranların katkılarının alındığı bir zaman diliminde ve ideali bulmak adına bir çalışma olarak yapılması gerekir. Uzun süre gücü elinde bulunduran o gücü kaybetme dönemine girdiğinde gücünü kaybetmeyeceği şekilde yeni düzenlemeler peşine düşüyor." dedi.

"Temsilde adaleti sağlamak için sistemin yeniden dizayn edilmesi gerekir"

Konuşmasının devamında Ağdağ, "Bundan önceki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde anayasa değişikliği yapıldığında bir sistem değişikliğine gidildi. Artık parlamenter sistem değil bir başkanlık sistemi var. O zaman, bu sisteme göre Siyasi Partiler Kanunu'nun ve Meclis İç Tüzüğü'nün yeniden revize edilmesi gerekir. Bu konuda revize şartlarıyla alakalı yaklaşımlarımızı ortaya koymuştuk. Bunlardan en önemlisi yönetimde istikrardır. Zaten başkanlık geldiği için yüzde 10 barajı artık gereksiz. Burada tamamen temsilde adaleti sağlamak açısından sistemin yeniden dizayn edilmesi gerekir. Barajı tamamen kaldırıp parlamentoda siyasi partilerin aldıkları oya göre yani bir vekili çıkarma oyu yakalamışlarsa o oranda temsil edilmesine imkân tanımak lazımdır." ifadelerini kullandı.

"Asıl adaletsizlik seçim yardımında ortaya çıkıyor"

Siyasi partilerin paralı güçlerin kontrolüne girmemesi için hazine tarafından destek verildiğini belirten Ağdağ, "1970'lerde siyasi partilerin, paralı bir gücün kontrolüne girmesini engellemek için, devlet (hazine) tarafından desteklenmesi kanaatiyle siyasi partilere hazine yardımı kararı alınmış. Bu karar 80 darbesinden sonra da düzeltilmiş. Bu aslında mantık olarak doğrudur. Siyasi partiler ülkeyi yöneteceği için bir parasal gücün kontrolüne girmemelidir. Kendini idame ettirecek bir desteği bulabilmelidir. Hazine yardımının iki boyutu var. Birincisi seçime girerken alınan hazine yardımı (seçim yardımı) ikincisi ise Meclis'e giren partilerin kendilerinin yapacağı hizmetler için yapılan yardım. Bu yardımlar yapılırken oy oranı esas alınmalı, ama yüzde 3 gibi bir engel de konmadan kim ne oy aldıysa hazineden belirlenen yardımı alabilmelidir. Burada da bir adaletsizlik var ama asıl adaletsizlik seçim yardımında ortaya çıkıyor." şeklinde konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.