1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Sürgün Edilen Başörtülü Öğrenciden Başbakana Mektup
Sürgün Edilen Başörtülü Öğrenciden Başbakana Mektup

Sürgün Edilen Başörtülü Öğrenciden Başbakana Mektup

Buca Atatürk İlköğretim okulunda başörtülü olarak okuyan 12 yaşındaki Beydanur Özdemir, başörtülü olarak okula geldiği gerekçesiyle çıkan sürgün kararının ardından, Başbakan'a sitem ve şikayet dolu bir mektup yazdı.

A+A-

  İZMİR - Altıncı sınıf öğrencisi olan Beydanur Özdemir, okullar açıldığından beridir başörtülü olarak sınıfında ders gördüğünü söyledi. Bunun üzerine kınama ve hemen arkasından başka okula sürgün kararı çıkınca, bu haksızlığı bir türlü kabul edemediğini ve bu haksızlıklara karşı bir tepki olarak öncelikle Başbakana, sonrasında Cumhurbaşkanı ve şuan okumakta olduğu Okulun müdürüne sitem ve şikâyet dolu birer mektup yazdığını söyledi. Beydanur Özdemir, yazmış olduğu bu mektupları internet, faks ve posta yoluyla hem kendilerine hem de basın yayın kuruluşlarına gönderdiğini ifade etti.

 İşte Başörtüsü mağduriyeti yaşayan altıncı sınıf öğrencisi Beydanur Özdemir'in mektubu;

 Sayın Başbakan'ım,
Ben İzmir Buca Atatürk İlköğretim Okulu, 6-F sınıfı öğrencisi Beydanur Özdemir'im. İkinci sınıftan beri bu okulda okuyorum. Şu ana kadar hiç sorun yaşamadım. Ben 12 yaşındayım ve örtünün biz bayanlara farz kılındığının bilincindeyim. Allah'ın emri olduğu için kendi isteğimle örtündüm. Kimse beni bu kararımdan vazgeçiremez. Ama okula örtülü gelmem sebebiyle bana tutanaklar tutturuldu, kınama cezaları verildi, sürgün kararı çıktı. Fakat ne olursa olsun yılmadım, yılmayacağım da. Bu mektubu yazmamın sebebi sizden yardım istemem değil. Çünkü benim Allah'tan başka kimseye ihtiyacım yok.

 Hani Hz. İbrahim ateşe atıldığında yeryüzü melekleri gelip "Sana yardım etmek istiyoruz" demişlerdi, Hz. İbrahim ise "Çekilin benim sizin yardımınıza ihtiyacım yok, Allah benim gibi aciz bir kulundan yardımını esirgemeyecektir" demiştir. Allah da gerçekten ona yardım etmişti. Ateşi onun için gül bahçesi yapmıştı.

 İşte ben de sizden yardım istemiyorum. Hiç şüphem yok ki, Allah bana yardım edecektir. Ya bugün, ya yarın, ya da Ahrette… Zaten ben de size Ahreti hatırlatmak için bu mektubu yazıyorum. Öncelikle Allah'ı hatırlayın, Cehennemi, Zebanileri hatırlayın. Her insanın ömrü elbet sona erecektir. Elbet insan Ahrete gidecektir. Zulmettiği, hakkına girdiği, Allah davasından mahrum ettiği insanların hesabını verecektir. Peki, bir düşünün, siz bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Ben sizi Allah'a şikayet ettiğimde nereye kaçacaksınız? Ben, bana verilen sürgün cezalarını, tutulan tutanakları gösterince ne yapacaksınız? Ben Allah yolu için bir iş yaptım, siz ise engel olmaya çalışıyorsunuz. Sözde siz de örtü mağdurusunuz. Nasıl bir örtü mağdurusunuz ki, başkalarının örtüsüne karışıyorsunuz! Şimdi sizin Yakup'un oğullarından bir farkınız kaldı mı? Hani Levi, Yusuf'u seviyordu? Ama kuyuya atılmasına engel olmadı. Hem de gücü yettiği halde! İşte siz de Levi gibi yapıyorsunuz. Örtü mağdurusunuz, örtüyü seviyorsunuz fakat bize yapılan bu zulme göz yumuyorsunuz. Hem de gücünüz yettiği halde!
 

Söyler misiniz, bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Yıldızlar döküldüğü, Güneş Dünya'ya yaklaştırıldığı zaman, o korkunç çığlık duyulduğu, o korkunç manzaranın oluşturulduğu zaman ne yapacaksınız? İkinci bir emir geldiği zaman nereye kaçacaksınız? Yırtıcı hayvanlar toplandığı, İnsanların perçemlerinden tutulacağı zaman ne yapacaksınız? O'nun (Allah) huzurunda nasıl duracaksınız? Zebanilerin ellerinden, cehennemin o çetin ateşinden nasıl kurtulacaksınız? Unutmayın ki cehennemin yakıtı insanlar ve taşlardır. Örtünün Allah'ın emri olduğundan hiç şüpheniz olmasın. Allah, ayette diyor ki "Mümin kadınlara söyle örtülerini yakalarının üzerine sersinler" İşte bu ayetten de anlaşılıyor ki, örtü Allah'ın emridir. Allah'ın emrini engellemeye çalışınlar hesaplarını vereceklerdir. Açın bakın Ahzap Suresi bunu anlatıyor. Sizlere hakkım helal değildir. Bunun hesabını asla veremeyeceksiniz. Çetin ve yakıtı insanlar olan ateşten kurtulamayacaksınız. Zebanilerin elinden kaçamayacaksınız. Örtü okulda da serbest bırakabilirsiniz. Ama siz ancak koltuğunuzu düşünürsünüz. Ama unutmayın ki mezarda koltuğunuz değil, ameliniz yanınızda olacak. Allah'ın yanında hesap verirken, zebanilerin elinden kaçarken, kızgın ateşten kaçmak için çabalarken, koltuğunuz değil, makamınız değil, ameliniz sorulacak.

 "Allah yolunda bu dava için göğüs geren, zulme uğrayan, büyük yürekli küçük mücahideler'e ve direnişi omuzlayan ve destekleyen tüm mustazaflara selam olsun. Zalimler için yaşasın cehennem" (Yunus Şani - İLKHA)

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.