1. HABERLER

  2. TOPLUM

  3. SUÇA DEĞİL, SUÇA İTİLEN!
SUÇA DEĞİL, SUÇA İTİLEN!

SUÇA DEĞİL, SUÇA İTİLEN!

Canoruç,"Kötü muamele çocukları suçtan uzaklaştırmaz aksine suçlu yaratır." dedi.

A+A-

Devletin Rolü’ panelinde konuşan Avukat Zeynep Şükran Canoruç, çocukların suça itilmesinde en önemli rolün 1990’lı yıllarda başlayan köyden şehire göç olayları ve ailelerin çocuklara karşı sevgisiz kalması olduğunu söyledi.

Geleceğinde Aile ve Devletin Rolü’  ismiyle panel düzenledi.

Yenişehir İlçesi’ndeki yeni Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele lise düzeyindeki öğrenciler katılırken,AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz,Siirt Eski Milletvekili Öner Ergenç, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü İsmail Güneş,Türkiye Gençlik Konseyi Üyesi Rıdvan Söylemez,Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Mikail Söylemez birer konuşma yaptı.

Panelin açılışını yapan Güneydoğum Derneği Başkanı Duygu Sucuka, amaçlarının alanlarında uzman olan isimler sayesinde çocuğun geleceğini masaya yatırıp çocuk suçlarıyla ilgili tespitler yapmak olduğunu söyledi.

BEYAZ :’ÇOCUKLARI SOKAKTAN KURTARMALIYIZ’

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü İsmail Güneş’in çocuk suçları ve sokakta çalışan çocuklarla ilgili sinevizyon eşliğinde sunuş yapmasından sonra konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz, çocuk suçlarının önüne geçmek ve geleceğin teminatı olan çocukları yarınlara hazırlamak için kendi iktidarları döneminde çok önemli düzenlemeler yapıldığını söyledi. Beyaz,"Çocuk istismarının önüne geçmek için önemli yasalar çıkardık, halen de çalışması süren yasalar var. Çocuklarımızı sokaktan kurtarmamız lazım. Bunun için hem bizlere hem de ailelere büyük görev düşüyor. Sahip çıkmadığımız takdirde onları kendi elimizle başka odakların önüne atmış oluyoruz." dedi.

 ‘SUÇLU ÇOCUK YOK, SUÇA İTİLEN ÇOCUK VAR’

Panelde ‘Çocuk Suçları’ üzerine bir konuşma yapan Avukat Zeynep Şükran Canoruç,’suçlu çocuk’ tabirinin yanlış olduğunu,uluslararası normlara göre çocuğun suçlu olmadığını ancak suça itildiğini söyledi. Canoruç,"Uluslararası belgelere göre 18 yaşını bitirmeyen her insan çocuktur.Çocuk hukukuna göre suçlu çocuk yoktur. Çocuk suça sürüklenmiştir. Suçlu çocuk denmez,suçlu çocuk yoktur. Çocuklar ailelerin ve toplumların aynasıdır. Olaya böyle bakmamız lazım. Hiçbir çocuk dünyaya suçlu gelmez,yaşadıkları ve bizim ona karşı görevimizi yapmamamız onu suça itiyor. Diyarbakır’da suça itilen çocuk oranı yüksektir. En büyük neden de 1990’lı yıllarda başlayan iç göç oldu. Köylerin boşaltılmasından sonra şehire gelenler hazırlıksız yakalandı. Göçün sonucunda eğitimsizlik ve yoksulluk had safhaya ulaştı. Bunun en büyük mağduru da her zaman olduğu gibi çocuklar oldu." dedi.

 ‘DAYAK VE HAKARETLE 'ÇOCUK EĞİTİLMEZ'

Diyarbakır Valiliği İnsan Hakları Kurulu’nun Ocak 2011’de açıklanan verilerinde yer alan çocuk suçlarıyla ilgili bir çocuğun kendi anlatımından esinleme yapan Canoruç, hakaret ve dayakla çocuğa yüklemenin olumsuz sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Canoruç,"Bir çocuğun  anlattıkları  dikkatimi çekti. Suç işleyen bir çocuk durumunu şöyle anlatıyor:

BİR ÇOCUĞUN ANLATTIKLARI DERS-İ İBRET

’Terörden dolayı köyümüzü boşalttılar. Biz de çare olarak Bingöl’ün Genç İlçesi’nden Diyarbakır’a taşındık. Babam hastalıktan öldü. Annem geçimimizi sağlamak için sokaktan tatlı satmamızı istedi. Tatlı satmakla başlayan sokak yaşamım daha bir çok işi yapmakla devam etti. Babamın ölümünden sonra dedemin ve amcalarımın bana kucak açacaklarını düşündüm. Ama yanlış düşünmüşüm. Bana sevgi bile göstermediler. Sokakta tanıştığım suçlu çocuklarla arkadaşlığımdam dolayı dedem ve amcalarım beni sık sık dövdü. Yediğim dayaklar ve hakaretler beni suçlu çocuklara daha da yakınlaştırdı. Çünkü artık sık sık evden kaçıyor, sokakta sabahlıyordum. Yoksulluktan ve annemin para istemesinden dolayı huzursuz oluyordum. Bu hayattan kurtulmak istiyordum. Bana da değer verilmesini, lokantada yemek yemek istiyordum. Paramın,güzel elbiselerimin ve kız arkadaşlarımın olması için sokak çocuklarıyla arkadaşlık yaptım.Vücüduma jilet atarak kendimi ıspatlamaya çalıştım.’

Bir yazar ise bu durumu  devrilen domino taşlarına benzetiyor.  Birisinden zarar görürsen sen de başkasına zarar verirsin. O da başkasına zarar verir. Böylece domino taşları misali herkes zarar görür. Bizler avukat olduğumuz olayları daha iyi analiz etme şansı buluyoruz.Bunları sizlere aktarmaya çalıştım." diye konuştu

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.