1. HABERLER

  2. BİSMİL

  3. İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mevlid-i Nebi etkinliği
İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mevlid-i Nebi etkinliği

İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mevlid-i Nebi etkinliği

Bismil İMKB Anadolu İmam Hatip Lisesinde Mevlid-i Nebi etkinliği düzenlendi.

A+A-

 Bismil İMKB Anadolu İmam Hatip Lisesinde Mevlid-i Nebi etkinliği düzenlendi.
watermark-(2)-008.jpg27281487-siyah-kot-pantolon-bir-on-cebinde-nakit-001.jpgwatermark-(1)-007.jpgİMKB Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrenci ve öğretmenleri tarafından düzenlenen etkinlik, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Okunan Kur'an-ı Kerim'in ardından mevlid-i şerif okundu.

Programda bir selamlama ve kısa bir konuşma yapan okul müdürü Metin Çelebi, "Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Hz. Muhammed'in (s.a.v.) doğum yıl dönümü tüm insanlığa huzur, barış, mutluluk getirmesini diliyorum. Peygamberimiz insanlar içinde seçilmiş, insanlara karşı çok merhametli, çok şefkatli biriydi. Hayatı boyunca hiç insanları aldatmamış, aldatmaya yönelik bir iş yapmamıştır. O hiç yalan söylememiş, insanların malına el uzatmamış, haksız yere hiçbir cana kıymamıştır. Özü sözü bir olan peygamberimiz, kendisi için istediğini ümmeti için de istemiştir. Bu hususta şöyle buyurmuştur; 'Hiç biriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz.' Onu anmak için yapılan bu tür faaliyetler, okyanusta damla misali de olsa kalplerin tekrar birleşmesine, ruhların hayat bulmasına, güven ve adalet esasına insanlığın inşasına vesile olur." şeklinde konuştu.

Programa konuşmacı olarak katılan Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşliyen, Hz. Muhammed'in kişiliği hakkında konuşarak, onun; canlılara, insanlara, hatta cansızlara bile kıymet verdiğinin bilindiğini dile getirdi.

"Peygamberi ne kadar çok sevdiğimizi ispat etmek istiyorsak ellerimize, dillerimize o kadar çok hâkim olmalıyız"

Hz. Muhammed'in merhameti ve şefkatini örneklerle açıklayan Müftü İşliyen, "Mekke'nin fethine 10 bin arkadaşıyla beraber giderken, yolun kenarında yeni yavru yapmış ve yavrularını emziren köpeği görünce, köpekler ordusundan, askerlerinden rahatsız olmasın diye köpeklerin başına nöbetçi dikip ordusunun yolunu değiştiren rahmet peygamberimiz var. Peygamberin elinden, dilinden zarar gelmez. Peygamberi ne kadar çok sevdiğimizi ispat etmek istiyorsak ellerimize, dillerimize o kadar çok hâkim olmalıyız. Gönlümüze o kadar çok sahip olmalıyız ki gönlümüzden kini, öfkeyi, şiddeti çıkartmalı yerine sevgiyi merhameti, şefkati, nezaketi doldurmalıyız." dedi.

Hz. Muhammed'in hayatından kesikler aktaran İşleyen, "Hz. Fatıma ile Peygamber Efendimiz arasındaki diyalog, dillere destandır. Hz. Peygamber, bir yerde oturduğunda kapı açılıp kızı Fatma girince ayağa kalkarmış. Kızını ayakta karşılayan bir babaydı Peygamber Efendimiz. Kızına doğru bir kaç adım atar, babasının annesi diye hitap eder, elbisesinin sarkan kısmını kızının altına minder olarak serer, yanına oturtur, sırtını okşar severdi. Baba ile kız arasında böyle bir münasebet vardı. Kızını bu kadar çok seven peygamber, her seferden dönünce kızı Fatıma Hz. Ali ile evlendikten sonra da Medine dışındaki her seferden dönünce kızının evine uğrar, kızı Hz. Fatıma evde ona eliyle bal şerbeti hazırlar, babası Hz. Muhammed kızının elindeki şerbeti içer, sonra mescidine, odasına gidermiş." diye belirtti.

"Peygamberin ailesinde bir toz zerresi bile olsun istemiyordu peygamberimiz"

Hz. Muhammed'in örnek ve önderliğinden örnekler veren İşliyen, konuşmasına şöyle devam etti: "Bir gün bir yolculuktan gelmiş Fatıma'nın evine gitmiş. Babasına hoş geldin dedikten sonra bal şerbetini hazırlamaya kalkmış çıkmış. Peygamberimiz (as) Fatıma gelmeden evden ayrılmış, çıkmış gitmiş. Bal şerbetini hazırlayıp gelen Fatıma, ayakta kala kalmış. İlk defa karşılaştığı bu durum karşısında şaşırmış ve orada bulunan Hz. Bilal'e sormuş. 'Babam niye gitti? Şerbeti içmeden gitmezdi.' diye. Hz. Bilal, peygamberin yanına giderek ya Resululah, Fatıma sizi çok merak etmiş, 'Niye evden ayrıldı' diye soruyor. Peygamber Efendimiz, 'Fatıma kimin kızı olduğunu ne kadar çabuk unuttu' diyor. Hz Ali'ye bir savaşta payına düşen bir ganimet kumaşı Hz Fatıma, duvara asmış. 'Biz taşa duvara elbise giydirmekle emir olmadık' buyuran Hz. Peygamber, çok sevdiği, canı gibi sevdiği kızını üzmek pahasına, yaptığından hoşlanmadığını göstermek üzere her zamanki âdeti olduğu üzere evi terk etmiş. Bir gün yine Ali'nin payına düşen bir gerdanlıkla yanına gelince Efendimiz, Fatıma'sına der: 'Kızım ister misin insanlar sana, 'Peygamberin kızı Fatıma boynunda ateşten bir zincirle geziyor' desinler diye' şeklinde uyarmış. Peygamberin ailesinde bir toz zerresi bile olsun istemiyordu peygamberimiz. Örnek olmak, önder olmak, lider olmak kolay değil, rehber olmak kolay değil ki. Her biriniz liderler, önderler rehberler ve peygamberin ahlakının uygulayıcısı olacaksınız. Fatıma gibi kızlarımız, annelerimiz olacaksınız inşallah. Hz. Fatıma o kolyeyi pazarda bozdurup o parayla bir köle alıp azat ediyor. Allah'ın en çok kıymet verdiği şeylerden bir tanesi, bir köleyi hürriyetine kavuşturmaktır. Kavuşturdum, geldim, durumu babama anlattım. Babamın yüzü güldü 'Fatıma'yı ateşten koruyan Allah'a şükürler olsun.' dedi."

Programa Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşleyen, Bismil İlçe Müftüsü Ahmet Durmuş, ilçe Mili Eğitim Müdürü Aydın Ak ve BİSTK, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.



 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.