1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İhd Diyarbakır Şubesi: Türkiye'de Hala Demokratik ve Özgür Yaşanacak Bir Ortam Yok
İhd Diyarbakır Şubesi: Türkiye'de Hala Demokratik ve Özgür Yaşanacak Bir Ortam Yok

İhd Diyarbakır Şubesi: Türkiye'de Hala Demokratik ve Özgür Yaşanacak Bir Ortam Yok

Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesinin 63'üncü yıl dönümünde, Türkiye'de hala insanların demokratik ve özgür bir şekilde yaşayabileceği ortamın tesis edilmediğini söyle

A+A-

İhd Haberleri'>İhd Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesinin 63'üncü yıl dönümünde, Türkiye'de hala insanların demokratik ve özgür bir şekilde yaşayabileceği ortamın tesis edilmediğini söyledi. Bilici, 2011 yılının ilk 10 ayında yaşanan çatışmalarda 264 güvenlik görevlisi ile PKK'lının yaşamını yitirdiğini, 288 kişinin de yaralandığını kaydetti.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesinin 63'üncü yıl dönümü nedeniyle İhd Haberleri'>İhd Diyarbakır Şubesi bir yürüyüş düzenledi. Yehişehir İlçesi Ofis semtinden Koşuyolu Parkı'na kadar yürüyen 15 kişi, park içindeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı.

KÜRT SORUNU, İNSAN HAKKI VE DEMOKRASİ SORUNUN ÖNEMLİ HALKASI

Burada bir konuşma yapan İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, Türkiye'de 2011 yılında Kürt sorununun Türkiye'nin insan hakkı ve demokrasi genel sorunun en önemli halkası olmayı sürdürdüğünü belirtti. Bilici, "Diyalog ve çözüm süreçlerinde yaşanan tıkanma şiddet ve çatışma ortamının tırmanmasına dolayısıyla da yaşam hakkı ihlallerinde kaygı verici bir artışa yol açtı. Bunun yanı sıra işkence ihlalleri, özel yetkili mahkemeler, kamuoyunu meşgul eden çeşitli davalardaki adil yargılanma hakkı ihlalleri keyfi ve uzun süren tutuklamalar, düşünce ve ifade özgürlüğü, tutuklu gazeteciler cezaevlerinde ölümler, vicdani ret, kadına yönelik şiddet, çevre ve ekoloji sorunları, ekonomik ve sosyal haklardaki sorunlar, toplanma ve gösteri hakkına yönelik müdahaleler dini özgürlüklere yönelik engeller gibi başlıkların 2011 yılında öne çıktığını görüyoruz. Ülkemiz için genel bir değerlendirme yapılacaksa gelinen süreçte özgürlükleri hiçe sayan, demokrasi ve insan haklarını neredeyse rafa kaldıran yürütmenin tüm diğer erkler üzerinde baskı kurduğu, hukuk devlet ilkesinin içinin boşaltıldı bir noktaya doğru yol alınmıştır. Bunun en önemli işaretlerinden biri de çatışmalı süreçten ve muhaliflere yönelik geniş çaplı operasyonlardan sonra başbakanın ve bazı bakanların kimi zaman hakimliğe, kimi zaman savcılığa, kimi zaman da güvenlik görevlisi rolüne soyunan beyan ve açıklamaları olmuştur. Bu durum yürütmenin yargı üzerindeki baskısını gözler önüne sermektedir." diye konuştu.

10 AYDA 264 KİŞİ ÇATIŞMALARDA ÖLDÜ

2011 yılının ilk 10 ayında meydana gelen çatışmalarda 264 güvenlik görevlisi ile PKK'lının yaşamını yitirdiğini, 288 kişinin de yaralandığını belirten Raci Bilici," Geçmiş yıllara nazaran büyük bir artış görülen çatışmaların önemli bölümü temmuz ayından sonra gerçekleşmiştir. seçim sonrası ülkenin yeni bir demokrasi ve özgürlükler ortamına gireceği beklentisi varken, bir anda çatışmalı ortamın hakim olması ülkeyi yönetenlerin ancak basiretsizliği ile açıklanabilir." ifadesinde bulundu.

60 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

Çatışmalı sürecin sadece güvenlik güçleri ve teröristler arasında can kayıplarına yol açmadığını öne süren Bilici, "Bu yılın ilk 10 ayında silahlı çatışmalar ve mayınlı patlamalar sonucu 60 sivil vatandaşımız yaşamını yitirirken 196 sivil de yaralanmıştır. Çatışmalı sürecin yoğun yaşandığı 1988 yılından günümüze yani 24 yıl içerisinde 530 çocuğumuzu bu savaşa kurban verdik. AKP iktidarının 10 yıllık döneminde 152 çocuk yaşamını yitirirken, 2011 yılının ilk 10 ayında ise ölen çocuk sayısı 15. Barışta ısrarcı oluşumuzun en büyük nedeni kaybettiğimiz bu canları barış ortamında kaybetmeyeceğimizi bilmemizdendir." dedi.

5331 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, 1589 KİŞİ TUTUKLANDI

Tüm ısrarlı taleplerine rağmen barış ortamının gerçekleşmediğini ve ülkenin büyük bir belirsizliğe doğru yol almaya devam ettiğini söyleyen Bilici şöyle konuştu: "Bu yılın 10 ayında sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 5331 kişi gözaltına alınırken, 1589 kişi de tutuklanmıştır. 2010 yılının Haziran ayında kamuoyunda 'Terörle Mücadele Kanunu mağduru çocuklar' olarak bilinen tutuklu çocuklara yönelik yasa değişikliği gerçekleşmiş, cezaevlerindeki çok sayıda çocuk tahliye edilmişti. Ancak 2011 yılında çocukların tutuklanmasındaki artış bu yasanın ne kadar içi boş olduğunu bizlere göstermiştir. Bu yılın ilk 10 ayında 649 çocuk gözaltına alınırken, 187 çocuk tutuklanmıştır"

Grup basın açıklamasının ardından dağıldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.