1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. İDEV Diyarbakır'da "Türkiye'de sınav sistemi" temalı panel düzenledi
İDEV Diyarbakır'da "Türkiye'de sınav sistemi" temalı panel düzenledi

İDEV Diyarbakır'da "Türkiye'de sınav sistemi" temalı panel düzenledi

Panelde, milyonlarca öğrencinin diploma sahibi olduğunu ancak bilgi ve bilinç sahibi olmadığını söyleyen Eğitimci Fesih Yasak, "Sınavlar, bir imtihan değil psikolojimizi etkileyen ulusal bir meseledir." tespitinde bulundu.

A+A-

​İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) tarafından, Diyarbakır'da "Türkiye'de sınav sistemi" temalı öğretmenler buluşması paneli düzenlendi.

Programda konuşan panelistlerden Eğitimci Fesih Yasak, önceki iktidarın yürürlüğe koyduğu eğitim ve sınav sistem üzerinden değişikliğe gidilerek eğitim sisteminin bir yapboza çevrildiğini belirtti.

"Öğrencilerine ezberletmeyi marifet sanan ama bu bilgileri kullanma ve derinleşmelerine izin vermeyen bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız"

Sınav sisteminin doğurduğu sorunlar ve sonuçları anlatan Yasak, "Ülkemiz eğitim müfredatında öğrencilerine ezberletmeyi marifet sanan ama bu bilgileri kullanmalarına ve derinleşmelerine izin vermeyen bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Bu eğitim sisteminin çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitmekten ziyade çocuklarımızı aptallaştırıcı bir işlevle çalıştığı söylenebilir. Milyonlarca öğrenci okullarda mezun olurken diploma sahibi oluyor ancak bilgi ve bilinç sahibi olmuyor." ifadelerini kullandı.

"Sınavların ölüm kalım meselesi olarak gören öğrenciler korku içerisindedir"

Merkezi standart sınavlarından üniversite sonrasına kadar gerçekleştirilen tüm sınavların bir ölüm kalım meselesi olarak gören öğrencilerin her daim korku içerisinde yaşadıklarını belirten Yasak, "Onlarca kez yapılan sınav değişikliklerin ardından harf kombinasyonu tükenmiş olacak ki, bu yeni sisteme kısaltma bir ad vermede zorlanıyoruz. Sınavların adları önemli değil ama geçmiş deneyimlerimiz gösteriyor ki yeni iktidarlar her önüne gelen bir önceki iktidarın yürürlüğe koyduğu eğitim ve sınav sisteminden değişikliğe giderek eğitim sistemini bir yapboza çevirdikleri ortadadır." ifadelerini kullandı.

Yanlış atılan adımlardan vazgeçilmediğine değinen Yasak, "Sınav sistemleri değişiyor fakat yanlış atılan adımlardan vazgeçilmiyor ve sabit kalıyor. Nesiller gelip geçiyor, umutlar yıkılıyor, yok oluyor. Sınavlar sadece bir imtihan değil, okulları aşıp dershanelere, etüt merkezlerine, yayın evlerine ve hatta evlerimize taşan bütçemizi ve psikolojimizi etkileyen ulusal bir meseledir." şeklinde konuştu.  

"Güvenlik soruşturmaları güven vermiyor"

Sözlü mülakatlarda işlenen zulümlerin öğretmen adaylarının canını yakmaya devam etiğine dikkat çeken Yasak, "2020 yılı 20 bin öğretmen alımında 150 öğretmen adayı sırf güvenlik gerekçe gösterilerek KPSS puanının altında bir puan verilerek elendi. Anlaşılan o ki artık bu güvenlik soruşturmaları artık kimseye güven vermiyor." diye konuştu.

"Gençlerin geleceği mülakat komisyonunda görevli üç adamın vereceği karara bağlanması zulümdür"

Yasak, sözlerine şöyle devam etti:

Bin bir zorlukla okuyup sınavları geçen, yetmedi yıllarca yoğun bir tempoyla sınavlara hazırlanıp öğretmenliği ve memurluğu hak etmiş gençlerimizin kaderinin sırf mülakat komisyonunda görevli üç adamın vereceği karara bağlanması, yani gençlerin geleceğinin bunların insafına terk edilmesi zulümdür, cinayettir. Eften püften gerekçelerle insanların geleceğini karartıp umutlarını söndürenler, bunun hesabını mahşerde veremezler. Kul hakkını yiyenlerden Adli İlahide bunun hesabı sorulur.
Gençlerin hayallerini yok sayan bir sınav sisteminin kimseye faydası olmayacağını belirten Yasak, "Hani MEB talimat vermişti. Sözde puanlar yuvarlanacaktı. Gençleri kazanmaktan ziyade hayata ve devlete küstüren bir sınav sisteminin kime ne faydası vardır? Gençlerin hayallerini tuzla buz eden bir sınav sisteminin, pratikte bir işe yaramayacağı ortada değil midir? şeklinde konuştu.

Türkiye'de sınav sistemini anlatan Eğitimci Murat Dalkılıç, Osmanlı döneminde liyakat esaslı alımların daha çok ön plana çıktığını ve özellikle ahlaki seçilimin dikkat çektiğini söyledi.

"Yeni tarz soruların gelişimi umut verici bir adımdır"

Dalkılıç, "Cumhuriyetle birlikte 1960 yıllara kadar öğrenci sayısı az olduğundan dolayı bir sınav sistemi yoktu. 1960-1974 yılları arasında bazı üniversiteler kendi sınavlarını kendilerinin yapıyordu. 1974'ten sonra ÖSYM'nin kurulmasıyla birlikte farklı isimlerle sınav sistemleri uygulandı. Uygulanan bu sistemdeyse içerik ve kapsamlar birbirine benzerdi. 2018 yılıyla birlikte yeni tarz sorularla gelişti ve bu da umut verici bir adımdır." dedi.

Türkiye'deki sınav sistemine çözüm önerilerini anlatan Eğitimci İlyas Kaya ise, her düzeyden farklı sınavların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.