1. HABERLER

  2. KÜLTÜR

  3. "Geride Bıraktığımız Ömrümüzün Muhasebesini Yapalım"
"Geride Bıraktığımız Ömrümüzün Muhasebesini Yapalım"

"Geride Bıraktığımız Ömrümüzün Muhasebesini Yapalım"

Müslümanların örf ve adetlerinde yılbaşı kutlamalarının yeri olmadığına dikkat çeken Molla Osman Teyfur, bugünlerde geride bıraktığımız ömrümüzün muhasebesini iyi bir şekilde yapmamız gerektiğini kaydetti..

A+A-

 

 

BATMAN-Müslümanların örf ve adetlerinde yılbaşı kutlamalarını yeri olmadığına dikkat çeken âlimler, Müslümanların bu kutlamalardan uzak durmaları için uyardı.

Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Molla Osman Teyfur hoca, bugünlerde geride bıraktığımız ömrümüzün muhasebesini iyi bir şekilde yapmamız gerektiğini ifade ederek, "Koca bir yılı acısıyla, tatlısıyla geride bıraktık. Bir yılın daha sonuna vardığımız gibi aynen öyle bir gün ömrümüzün de sonuna varacağız. Hiç bitmeyecek zannettiğimiz ömrümüzde bir gün sona erecek. Yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız her şeyin hesabını her şeyi bilen ve her şeye şahit olan yüce Mevlaya vereceğiz. Onun için geride bıraktığımız günlerin, yılların, ömrün muhasebesini iyi yapmamız gerekir." şeklinde konuştu.

Yeni bir yıla girerken tıpkı yeni bir güne başlarken gibi yeni bir aşk ve şevkle Allah'a yapacağımız kulluğumuzun bilinç ve şuuruyla hareket etmemiz gerektiğini dile getiren Molla Osman Teyfur Hoca, "Yeni bir fırsat verdiği için Allah'a şükretmeliyiz ve İslami hayata yönelmeli ve bu uğurda çaba sarf etmeliyiz. Bizim için her an her zaman çok değerlidir. Ama zamanı Allah'ın rızasına uygun yaşamak önemlidir. Yoksa zaman aleyhimize döner hesap ve cefamızı zorlaştırır çoğaltır" ifadelerini kullandı.

Yılbaşı Kutlamaları Kültürel Bir İşgalin Tezahürüdür
Yılbaşı kutlamaları bu coğrafyayı maddi manevi işgal etmek isteyen işgalcilerin kültürel bir işgalin tezahürü olduğuna dikkat çeken Molla Osman Teyfur, "Belki miladi yılbaşının Hz. İsa (a.s) ve Hz. Meryem'e bakan yönüyle İslami olup olmadığını düşünebilirsiniz. Ama bununda bu kutlamalarla hiçbir ilgisi yok. Eğer gerçekten miladi yıl Hz. İsa(a.s)'nın doğumu baz alınıp buna istinaden kutlanıyorsa bunu Hz. İsa'nın (a.s) hayatının ruhuna uygun geçirmekle ve kutlamakla gerekmez miydi? Hz.İsa (a.s) bir Tevhid önderi bir Peygamberdir. Onunda hayatı tüm tevhid önderi ve Peygamberler gibi hep şirkle küfürle haramla zulümle mücadeleyle geçmiştir. Hz İsa'nın gerçek takipçileri bu aziz ümmettir." dedi.

Yılbaşının İffet Abidesi Hz.Meryem'le de Hiçbir İlgisi Yoktur
Hz Meryem'e gelince o iffetin, takvanın Allah'a adanmışlığın sembolü olduğunu ve yılbaşındaki iffetsizliğin iffet abidesi Hz.Meryem'le de hiçbir ilgisi olmadığına dikkat çeken Teyfur, "Hz Meryem'in takipçileri iffetli, muttaki İslami tesettüre bürünmüş mümine kadınlardır. Bugünün kadını Hz Meryem'i gerçek manada tanımış olsaydı, örnek mümine kadının nasıl olması gerektiğini idrak edip İslami ve tevhidi hayatın kadını nasıl yücelttiğini hakkıyla görebilirdi" şeklinde konuştu. (Masum Günaydın-İLKHA).

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.