1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan'dan BDP'ye sert sözler
Erdoğan'dan BDP'ye sert sözler

Erdoğan'dan BDP'ye sert sözler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Uludere katliamı ile ilgili "Başbakan neye mal olursa olsun vurun dediniz mi demediniz mi" şeklindeki sorusuna, "siyasi ahlaksızlık ve cahillik" diye yanıt verdi.

A+A-

''İlkeli tutum sergiledik''

Bölgede yaşanan gelişmelerde, son derece ilkeli tutum sergilediklerini dile getiren Erdoğan, sadece hakkın, hukukun, halkların arzu ve taleplerin arkasında durduklarını vurguladı. BDP'ye cevap: Bu iddianın içinde cahillik, husumet, şark kurnazlığı var

BDP Genel Başkanı  Demirtaş'ın kendisiyle ilgili hiçbir mesnedi, dayanağı olmayan,  hiçbir belgeye hatta bilgiye dayanmayan bir iddia ortaya attığını belirten Erdoğan, ''Güya Uludere'de operasyon bana sorulmuş, 50 kişilik grup var, içlerinde sivil var, 'ne yapalım' diye sormuşlar. Ben de BDP Gene Başkanı'nın o çirkin iddiasıyla söylüyorum 'neye mal olursa olsun vurun' demişim. İşte Bu tarz siyaset  seviyesiz siyasettir, ahlaksız siyasettir. Bunlar, her zaman söylüyorum ya, 5 koyunu ellerine ver güdemezler, kaybedip dönerler veyahut da tenha bir yerde kesip kebap yapma yoluna giderler'' dedi.

Erdoğan, ''bu iddianın, bu ithamın içinde cahillik, tecrübesizlik, husumet, şark kurnazlığı olduğunu'' belirterek, şöyle konuştu:

''Ama daha vahimi bu iddianın, bu ithamın içinde maalesef siyasi ahlaksızlık var. Böyle bir hezeyanı gündeme getirmek, sadece ve sadece acziyettir. Siyaset,  muhalefet üretemeyenler işte böyle acziyet üretirler, ürettikleri acziyetten çare umarlar ve o acziyetin altında kalırlar.

Şunu BDP Genel Başkanı'na hatırlatmak isterim; Başbakan'a yönelik bu tür cahilce iddialar, BDP'nin Uludere hadisesini istismar çabalarını, Uludere hadisesi için yapılan basın toplantısında da kahkaha atma ahlaksızlığını örtmez, örtemeye de yetmez. Bu cahilce ithamlar, BDP'nin artık gizlenemez hale gelen kimlik bunalımını da saklamaya, örtmeye yetmez.

Biz güvenlik güçlerimize genel çerçevede yetki veririz. Siyaset budur, Hükümet etme budur. O genel çerçeve içerisinde de güvenlik güçlerimiz ama TSK ama Emniyet o genel çerçeve içerisinde yetkisini kullanır. Gerekirse bazı konularda yine bize danışabilirler, sorabilirler. Ama tabii bunların bugüne kadar böyle bir şey yapmaları söz konusu olmadığı için, bunlara talimat dağdan geldiği için böyle yapmaları mukadder. Sürekli olarak İmralı'yı adres gösteriyorlar, sonra da çıkıp diyalogdan, siyasette muhatap alınmaktan bahsedeceksiniz. Biz sizi siyasette muhatap aldık. Ben de görüştüm, yardımcılarım da görüştü, defaetle görüştüler. Ama siz dağa sormadan, İmralı'dan haber gelmeden hiçbir zaman adım atamadınız. Sizin iradeniz yok, karar verme yetkisiniz yok. Ancak oralardan size müsaade gelirse siz adım atabilirsiniz. Ama biz sadece ve sadece halkımıza soruyoruz, halkımızdan aldığımız yetkiyi de kullanırız.

Bir uluslararası toplantıdan dönerken medya mensuplarıyla uçakta yaptığımız görüşmede de söylemiştim; Biz özelikle terör örgütüyle mücadele ederiz ve siyasi temsilcileriyle de müzakere ederiz demiştim. Ben bu sözümün yine arkasındayım. Ama bu çerçeveyi iyi korumaları lazım. Söyledikleri ne? Efendim, 'BDP'yi  kriminalize ediyormuşuz.' Açık söylüyorum; kim ilegaliteye bulaşırsa, kim terör örtüyle içli dışlı olursa,  kim hak hukuk tanımazsa, yargı da gider gereğini yapar. Kimsenin hukuk karşısında imtiyazı yoktur, kimseye da ayrıcalık yapılamaz. ''

''Biz AK Parti olarak Kılıçdaroğlu'ndan son derece memnunuz''

Uludere istismarı üzerinden devam eden terörle mücadeleyi akamete uğratacaklarını sananların büyük bir yanılgı içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Askerimizle, polisimizle, tüm istihbarat ve güvenlik birimlerimizle yürüttüğüm başarılı mücadele, kesintisiz sürecektir. Buna ara vermek yok. Terör olduğu sürece terörle mücadelede olacaktır. Kimsenin güvenlik güçlerimizin motivasyonunun kırmasına izin vermeyeceğiz. Yaşananlardan dersler çıkararak daha büyük bir azimle terörle etkin mücadele etmeyi sürdüreceğiz'' diye konuştu.

Erdoğan, ''BDP'nin bu cahilce iddialarının ötesinde daha büyük bir vahamet olduğunu'' belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''CHP Genel Başkanı da BDP'nin bu ahlak dışı iddiasına, iftirasına sahip çıkmış. BDP Genel Başkanı'nın bu iddiasını tekrar etmek gibi bir hata işlemiştir. Sadece BDP değil, Anamuhalefet partisi CHP tam bir acziyet içinde. CHP o kadar acziyet içinde ki en başından itibaren Uludere hadisesinde BDP'nin peşine takılıp gitmekten hiç gocunmadı, hiç yüksünmedi.

Ben halk oylaması ve 12 Haziran seçimleri öncesinde CHP'nin lokomotif, BDP'nin de onun vagonu olduğunu söylemiştim. Sözümü geri alıyorum; meğer lokomotifi BDP, vagonu da CHP imiş. Bu tren artık nereye gider,  hangi istasyona gider, onu da milletimin takdirine ve muhayyilesine sevk ediyorum. Bakın Anadolu'da çok güzel bir söz var; 'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...' İşte CHP'de o ah, çıkıyor, aheste aheste çıkıyor. CHP Genel Başkanı, partisinin içindeki sıkıntıları aşmak için, güya gündemi değiştirmek için akla ziyan açıklamalar yapıyor, akla ziyan iddialara sarılıyor.  Kendi arkadaşlarının kendisiyle ilgili iddialarına çıt çıkarmayan Sayın Kılıçdaroğlu, belki gündemi değiştiririm diye BDP'nin ipine, BDP'nin hezeyanlarına sarılıyor. Kusura bakmayın Sayın Kılıçdaroğlu biz söyleyeceğimizi zamanında söyledik. Manşetle gelen,manşetle gider. Ayak oyunlarıyla gelen, ayak oyunlarıyla gider. İşte bir CD olayı, 'ben aday değilim' diye genel başkanını ziyaret et, çıkınca o açıklamayı yap, ertesi gün de hemen aday oluver. Çok dürüst bir insan maşallah. Ama Allah var, biz AK Parti olarak Sayın Kılıçdaroğlu'ndan son derece memnunuz.''

''Biz , CHP'nin bu ülkeye, bu millette yaşattığı hukuk facialarını hatırlatacağız''

Muhalefetin konuyu gündeme getirmelerinden rahatsız olduğunu belirten Erdoğan, ''Eğer siz insanları şu veya bu nedenle, vergisini ödemedi diye, şunu ödemedi, bunu ödemedi diye katlediyorsanız, öldürüyorsanız bunun hesabını veremezsiniz. Bu dünyada da veremezsiniz, ebedi alemde de veremezsiniz. Bu savunulamaz, savunulacak bir şey değil'' görüşünü dile getirdi.

-''Tüm zamanların rekorunu kırdık''-

Erdoğan, çarşının, pazarın nabzını vermek açısından 2011'e ilişkin yeni verileri paylaşmak istediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

''Gerçi bazı siyasetiler bunu farklı yerlere çekiyor. Büyüklerimiz söyler ya, 'et tekraru ahsen velev kane yüz seksen' diye. Biz bunu söylemeye devam edeceğiz. 2010 yılında 52 bin yeni şirket kurulmuş, 13 bin şirket de kapanmıştı. 2011 yılında açılan şirket sayısı 54 bine ulaşırken, kapanan şirket sayısı 15 bin oldu. Yine açık ara yine önde, hep ilave. Otomobil satışlarında tümü zamanların rekorunu elde ettik. 2002 yılında satılan binek otomobil sayısı 91 bindi. O zamanın yönetimine sesleniyorum; 91 bin otomobil satılıyordu. Bu refah payıdır. Demek ki o dönemin refahı bu. 2010 yılında bu sayı tüm zamanların rekorunu kırarak 510 bine ulaştı. 91 bin nere, 510 bin nere? Bak nereden nereye geldik.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.