1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Diyabet görülme sıklığı son 10 yılda iki kat arttı
Diyabet görülme sıklığı son 10 yılda iki kat arttı

Diyabet görülme sıklığı son 10 yılda iki kat arttı

Uzmanlar, Türkiye'de diyabet görülme sıklığının son 10 yılda iki kat arttığını ve 7 milyon insanın diyabet hastası olduğuna dikkat çekiyor.

A+A-

Sağlıksız beslenme alışkanlıklarından hareketsizliğe kadar günlük yaşantımızda yaptığımız birçok yanlışın diyabet hastalığına davetiye açtığını belirten Dr. Funda Öztürk, diyabet hastalığına gerekli tedavi yapılmadığı takdirde birçok hastalığı beraberinde getirebileceğine dikkat çekti.

Öztürk, kalp damar hastalığı, böbrek yetmezliği, körlük, sinir hasarı, diyabetik ayak yarası gibi ciddi hastalıklara yol açan diyabet hastalığının; sağlıklı beslenme, yaşam tarzı değişikliği, düzenli egzersiz ve gerekli tıbbı kontrollerin yapılması takdirde bu hastalığın gidişatını kontrol altına allanabileceğini ifade etti.

Diyabet hastalığının gidişatını kontrol etmenin önemli adımlarının yanında toplum içerisinde diyabet hastalığına yönelik yapılan 10 yanlışa değinen Öztürk, bu noktada önemli uyarı ve önerilerde bulundu.

Hareketsiz yaşam sürmek

Toplum içerisinde bireylerin durağan bir yaşam sürdüğünü belirten Öztürk, "Kan şekeri ve kilo kontrolünde en önemli unsur egzersiz. Diyabet hastası yaşına ve ek hastalıklarına göre kendine uygun egzersizi seçip, haftada en az 3 gün düzenli egzersiz yapmaya dikkat etmeli. Çoğu hasta için en güvenilir egzersiz yürüyüş yapmak. Egzersizin aç karnına yapılması kan şekeri düşüklüğüne yol açabileceğinden dolayı; egzersize ana öğünden 1 saat sonra ya da ara öğünden 30 dakika sonra başlamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Bitkisel olduğu belirtilen ilaçlar denemek

Bireylerin diyabet hastalığına çözüm bulmak için tıbbı ilaçların yerine alternatif ilaçlar bulduklarını eleştiren Öztürk, "Kan şekeri kontrolü sağlayabileceği düşünülen bitkisel gıdalar veya çeşitli kürleri denemek çok zararlı olabileceğinden kesinlikle uzak durulmalı. Piyasada satılan veya hastanın kendisinin aktarlardan alarak hazırladığı karışımlar ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Örneğin karaciğere zarar verebiliyor, kanamaya yatkınlığa neden olabiliyor ya da halen kullanılan ilaç veya insülinin dozunun değişmesine ve beklenmeyen yan etki gelişmesine yol açabiliyor." diye ifade etti.

Doktor kontrolüne seyrek aralıklarla gitmek

Diyabet hastalarının doktor kontrolüne önem vermeleri gerektiğini belirten Öztürk, "Diyabetik hastaların hiçbir şikâyeti olmasa bile doktorlarının önerdiği aralıklarla kontrolleri yaptırmaları çok önemli. Ek bir sorun yoksa 4-6 aylık aralarla kontrole gidilmesi gerekiyor. Şeker kontrolü kötüleşen hastaların daha sık kontrole gitmesi gerekir." dedi.

Tedaviyi doktor önerisi olmadan kesmek ya da değiştirmek

Diyabet hastalarının kullandıkları ilaçları belirlenen süre içinde kullanmadıklarını eleştiren Öztürk, "Doktor önerisi olmadan ilaçları aniden kesmek, dozu artırmak veya azaltmak; kan şekerinin çok yükselmesine veya tam tersine düşmesine neden olabiliyor. Kan şekeri kontrolü bozulursa hastalığı takip eden doktora başvurulması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Öğün atlamak

Diyabet hastalarının ilaçlarını düzenli kullanmadıklarını belirten Öztürk, "Kan şekerini ayarlamak için verilen ilaç veya insülinin etkilerinin kanda en yüksek olduğu zaman aralıkları vardır. Hasta ilaç veya insülini kullandıktan sonra öğün atlar veya gerekenden az miktarda yerse kan şekeri düşüklüğü yaşayacaktır. Sık kan şekeri düşüklüğü yaşamak; diyabet kontrolünü ciddi şekilde bozar. Diyabetik hastanın öğün saatlerine ve aldığı gıda miktarına çok dikkat etmesi gereklidir." dedi.

Başkasına önerilen ilacı kullanmak

Diyabet hastalığına yakalanan bireylerin birçok noktada birbirlerinden farklı olduğuna belirten Öztürk, "Herkesin yapısı, kilosu, gerekli ilaç dozu, hastalığının şiddeti birbirinden farklılık gösteriyor. Bir hastaya uygun olan ve ona iyi gelen ilaç diğer hastaya iyi gelmeyebiliyor. Bu nedenle doktor önerisi olmadan ilaç denemek oldukça riskli olduğundan mutlaka doktorunuza danışın." tavsiyesinde bulundu.

Kan şekeri düşüklüğü anında yüksek kalorili gıda tüketmek

Öztürk, devamında şunları ekledi:

Diyabet tanısı olan bir hastanın kan şekerinin 70 mg /dl. altında olması hipoglisemi olarak kabul ediliyor. Hipoglisemi anında hastanın genel durumu iyi ve ağızdan beslenebilir durumda ise 3-4 kesme şeker veya 1 bardak meyve suyu içmeli; mutlaka 15 dakika sonra kan şekeri düzeyini kontrol etmeli. Kan şekeri düştüğü sırada pasta, börek, çikolata gibi yüksek kalorili gıdalar tüketmek sonrasında kan şekerinin çok yükselmesine, hastanın giderek daha fazla kilo almasına sebep olacağından bu yanlışlardan kaçının.
Ayak bakımına dikkat etmemek

Diyabet hastalarının ayak bakımını iyi bilmesi gerekiyor. Ayak yarası oluşumunu engellemek için uygun ayakkabı seçimi yapılmalı. Her gün düzenli olarak ayaklarda yara, kızarıklık, akıntı olup olmadığını kontrol etmek ayakta yara çıkmasını engelleyeceğinden buna dikkat edilmeli. Ayakları korumak için; yalınayak dolaşmamak, uygun ayakkabı seçmek, sıcak su ve sıcak ısı kaynaklarından (soba, mangal, çok sıcak kaplıca suları) sakınmak gerekli. Bir yara fark edildiğinde vakit kaybetmeden yara derinleşmeden doktora başvurmak önemli.

Göz kontrollerini aksatmak

Diyabet hastalarında katarakt ve görme kusurları sık görülebiliyor. Özellikle kan şekeri yüksekken bulanık görme, görme kesinliğinde ciddi azalma olabiliyor. Diyabetik hastaların doktorlarının ek bir önerisi yoksa yılda bir kez göz doktoruna kontrole gitmeleri gerekiyor.

Kullanılan kan şekeri ölçüm makinelerini kontrol ettirmemek

Diyabet hastalarının rutin kontrollerini yaptıkları cihazları düzenli bir şekilde kontrol etmediklerini eleştiren Öztürk, "Evde kullanılan kan şekeri ölçüm makinelerini zaman zaman kontrol etmek gereklidir. Kullanılan kan şekeri ölçüm çubuklarının son kullanım tarihleri kontrol edilmelidir. Bu kontroller evde yapılan ölçümlerde doğru sonuçlar alınması için önemlidir." diye ifade etti. (İLKHA)
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.