1. HABERLER

  2. BİSMİL

  3. Çiftçiler komisyonculardan dert yanıyor
Çiftçiler komisyonculardan dert yanıyor

Çiftçiler komisyonculardan dert yanıyor

Diyarbakır'da çiftçilik yaparak geçimlerini sağlayanlar, komisyonculardan dert yanarak, emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirtiyorlar.

A+A-

Diyarbakır'da Hasırlı Mahallesi'nde bulunan tarihi surların ardındaki Hevsel Bahçeleri'nde çiftçilik yapanlar, emeklerinin karşılığını alamamaktan muzdarip.

Sabahtan akşama kadar UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne giren bahçelerde çalışan çiftçiler, komisyoncuların kendilerine sundukları düşük ücret ve çıkardıkları masraflar nedeniyle borçlu çıktıklarını belirtiyorlar.

Hevsel Bahçeleri'nde bu yıl ayva ve mısır ektiklerini ancak randıman alamadıklarını dile getiren Yusuf Meral, ilaçlama yapmalarına rağmen ürünlerin kurtlu çıktığını ifade etti.

Mart ayından bu yana tarlada çalıştıklarını söyleyen Meral, "Toprağımızı tahlil ettik, toprağın iyi olduğunu söylediler. Başlarda sebzelerden patlıcan, domates ve maydanoz ekiyordum ancak sebze haline götürüyoruz, para etmiyor. Üstüne cebimizden para harcıyoruz. Bu sefer de meyve ekiyoruz. Onu da işçisiz ekip biçiyoruz. Salatalığı 50 kuruşa veriyoruz, 3 TL'ye satıyorlar. Biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Biz çalışıyoruz, hizmet veriyoruz ama başkası yiyor. Kazanamıyoruz, devlet bizim işlerimize el atmıyor." dedi.

"Ektiğimi verdim, 50 TL borçlu çıktım"

Sur ilçesinde yaşanan çatışmalarda mağduriyet yaşadıklarına değinen Meral, sözlerine şöyle devam etti: "Ağaçlarımızı taradılar, kavaklarımızı kestiler ama hakkımızı vermediler. Çatışmalarda tarlalarımız yandı ama kavak parası vermediler. Hevsel'deki diğer arkadaşların da durumu aynı, verim alamıyorlar. Zarar etmemizin sebebi komisyonculardır. Ispanak ektim, motor ve tohum parası verdim. Ürünlerimi sebze haline götürerek kilosu 25 kuruştan verdim ancak sonra 50 TL borçlu çıktım. Kazanan komisyoncu ile tezgâhtar oluyor. Çiftçi ise kaybediyor. Adam bizden 25 kuruşa alıyor, bir TL'ye veriyor."

"Emeğimin karşılığını alamıyorum"

Ektikleri ürünleri kendilerinin satmak istediklerini belirten Meral, "Devlet bize yer verse malımızı götürüp satarız. Yerli malımızı kendimiz satarız. Sabah 06.00'dan akşama kadar çalışıyoruz. İşçi getirtip çalıştırsam bana para kalmaz. Kuru ekmek de elime girmiyor. Yaşım 58, 50 seneden beri Hevsel'deyim. Bu memlekette doğdum, burada çalıştım. Yetkili kişilerden yer veya destekleme istiyorum. Kendi malımı kendim satmak istiyorum. Komisyonculara yüksek ücretler vermek istemiyoruz. Fatura ve hamal parası, vergi kesiyor. Geriye bir şey kalmıyor. 8 ton elma gönderdim, bana bir milyar 600 TL verdiler. İşçi parası verseydim borçlu çıkardım. Gübreyi atıyorum, suluyorum, bakıyorum, ilacını atıyorum ama emeğimin karşılığını alamıyorum. Zor şartlarda yaşıyorum." şeklinde konuştu.

Yaklaşık 50 yıldan beri çiftçilik yaptığını söyleyen Garip Uğurlu ise kavak ektiğini ancak karşılığını alamadığını belirtti.

"50 kuruşa alıp 5 TL'ye satarlar"

Ortaklarının çiftçilikten zarar ettiği için bu işi bıraktığını dile getiren Uğurlu, "Diyarbakır'dan çıktılar. Biri Şanlıurfa'ya, diğeri Van'a gitti. Diyarbakır'da ürün para etmiyor. Pazara gittiğimizde fiyatlar çok iyidir. Pazarcılar çok güzel para kazanırlar. Sebze halinde 50 kuruşa alırlar, pazarda 5 TL'ye satarlar. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz, sıkıntımız budur. Bu sıkıntının ortadan kalkması için çok uğraş verdik, olmadı. Bu sene mısır ekeceğim, sebzeden vazgeçtim." ifadelerini kullandı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.