1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Büyük tehlike: Hissizleşmek
Büyük tehlike: Hissizleşmek

Büyük tehlike: Hissizleşmek

Hissizleşmeyi, son dönemin en büyük sorunlarından biri olarak değerlendiren Psikolog Barış Yılmaz, "Hissizleşme hali hem hayatı hem de ikili ilişkileri son derece olumsuz etkiliyor." dedi.

A+A-

Psikolog Barış Yılmaz, son dönemin en büyük problemlerinden biri olarak gördüğü hissizleşmenin nedenleri hakkında bilgi verirken çözüm önerilerini de paylaştı.

Hissizleşmenin giderek yaygınlaştığını söyleyen Yılmaz, artık çevredeki birçok kişinin bu sorunu yaşadığını belirtti.

Herkesin, duyguların anlamını yitirmiş durumda olduğunu ve her şeye karşı "eyvallah" demeye başlanıldığı ifade eden Yılmaz, "Sorgulamak ya da sorgulanmak istemiyoruz. Günümüzde karşımızdakine değer vermen zorlaştı, verilen değerler de gittikçe önemsizleşti. Değer kavramı son dönemde o güçlü anlamını kaybetti. Sevmeyi unuttuk, sevilmenin de kıymetini bilmiyoruz. Hissizleşmek, tam da bu durum aslında. Yoğun iş temposu, kalabalık ortamlar, birbirinden kopuk yığınlar… İnsanlar birbirini daha az görmeye ve daha az vakit geçirmeye başladıkça, birbirlerinden uzaklaşıyor."

Hissizlik depresyona dönüşebilir

Depresyonu, kişilerde görülen ruhsal zemin kayması olarak tanımlayan Psikolog Yılmaz, hissizleşme durumunun bir ruh sağlığı sorununa evirilebileceğinin altını çizdi.

"Depresyon halindeki kişilerde, gün boyunca uyuma isteği, yataktan çıkmama, sadece evde vakit geçirme, sürekli yorgun hissetme, iştah bozukluğu gibi problemler görülür. Kimseyle iletişim kuramamak ve bir şeyler paylaşamamak, kişiyi daha zor günlerin içine sokar." diyen Yılmaz, hissizleşmenin hem hayatı hem de ilişkileri olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

En büyük neden iletişimsizlik

Hem ikili ilişkilerde hem de toplumsal anlamda artık herkesin duygusuzlaştığını ifade eden Yılmaz, bunun en büyük nedenlerinden birinini iletişimsizlik olduğunu söyledi.

Doğru iletişim kuramamanın ilişkileri çıkmaza soktuğunu anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Maalesef aynı hayatı, aynı evi, aynı yatağı paylaşan iki insan birbirleriyle basit bir olayı bile sağlıklı şekilde konuşmayı beceremiyor. Bu noktada empati kurmak son derece önemli. Karşımızdaki kişiyi anlamaya çalışmak göründüğü kadar zor değil. Gerçekten bunu başarabilen ilişkiler hem çok daha mutlu ve keyifli bir hayata sahip oluyor hem de yıpratıcı, incitici ve yorucu günleri geride bırakıyor."
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.