1. HABERLER

  2. TOPLUM

  3. Bizim En Büyük Sıkıntımız Manevi Açlıktır
Bizim En Büyük Sıkıntımız Manevi Açlıktır

Bizim En Büyük Sıkıntımız Manevi Açlıktır

Van meydana gelen depremin ardından yaşanan maddi zararın kısa sürede telefi edilebileceğini belirten depremzedeler, başa gelen musibetten ders çıkarılarak manevi sıkıntıların giderilmesinin önemine dikkat çekti.

A+A-
VAN - Deprem, büyük bir felaket olarak Van ve Erciş'te acı yüzünü gösterdi. Kimisi az da olsa bir ibret ve ders çıkardı ama genel itibariyle insanlarımızın sergilediği tavır ortada. Biraz olsun düşünerek ders çıkaranlar soruyor; 'Nereye Bu Gidiş'
 
Altı sene imamlık yaptım ve şimdi de kitapevi çalıştırıyorum diyen Abdulvahap İnan, depremden önce ve sonra halkta dini düşüncede fazla bir fark gözükmediğine dikkat çekti. İnan, "Nedeni ise dünyanın dört bir yanından deprem için buraya akan yardımlar insanların dünyevi ihtiraslarını kabarttı. Başımıza gelen bu elim bela ve musibetten ders çıkarma yerine yine de dünyalık biriktirme gibi bir gafletin içerisine düşen bu insanları ibretlik buluyorum" diyerek tepkisini dile getirdi.
 
"Başımıza gelen bu bela ve musibetin mahiyeti hakkında İslami dernek ve cemaatlerin insanları uyararak onları bu gaflet uykusundan uyandırması gerekir" diyen İnan, "Bu konuda yoğun bir çaba gösterilmeli. Dini kitaplar, İslami dergiler ve broşürler basılarak bu insanların bu yönde görülen sıkıntıları giderilmeye çalışılmalı. Açıkça söylemek gerekirse vatandaşın gıda ve giyim sorunu kalmadı. En önemli ihtiyaç, halka nasihatlerde bulunacak ve onlara Allah'ı, ahreti, dini, imanı anlatacak şahısların gelerek manevi yönden aç olan bu insanlarımız doyurmasıdır" dedi.
 
Herkes Kaldığı Yerden Devam Ediyor
"Depremlerden önce kim ne düşüncede ise depremden sonra da kaldığı yerden, bıraktığı yerden devam ediyor" diyen İnan, "Bu depremden çok güzel dersler ve ibretler çıkaranlar olduğu gibi içkiye, kumara kaldığı yerden devam edenler de az değil. Erciş'e yönelik gelecekten umutluyuz. Yaşadığımız bu felakettin ilk gününden bu yana birçok STK burada insanlarımızın yardımına yetişmeye çalıştı. Bu vesileyle hepsinden Allah razı olsun diyoruz. Ancak biraz önce de söylediğimiz gibi yapılan maddi yardımların yanında manevi bir destek sağlamaları bizim en büyük talebimiz" dedi. İnan konuşmasında şöyle devam etti: "İmamlarımız Erciş'te sınıfta kaldı. Şuanda pek çoğu il dışında. Açık camiler birkaç taneyi geçmez. Vatandaşlar kapalı olan camilere giremiyorlar. Hâlbuki depremden sonra en büyük ihtiyaç manevi ihtiyaçtır."
 
Depremin İnsanlardan Kimisini Azdırdığını Gördüm
Erciş Yukarı Işıklı Köyünden Hakan Denizer ise depremden sonra insanların fırsatçılık yapma gayreti içerisine girerek hiç de hoş olmayan bir görüntü sergilediğini dile getirerek, "İnsanlarımızdan akıllı olanlar ise bu felaketi ahreti için bir fırsata dönüştürdü. Akıllı insan bu depremde ders alan insandır. Kendi gözlerimle bu depremin insanlardan kimisini azdırdığını gördüm. Özellikle yardım anında bunu açıkça gördüm. Nedeni de var. Bazı sivil toplum kuruluşları dışında yardım dağıtımı düzenli yapılmadı. Sanki her tarafta bir yağma var görüntüsü de eklenince millet yardımları çılgınlar gibi kapışmaya çalıştı. Hâlbuki biraz düşünseler belki de bu görüntüyü sergilemeyeceklerdi. Bunun yanında yardımları alırken veya dağıtırken usulüyle yapan ve bu bela ve musibetten yüzlerinin akıyla çıkan STK'lardan ve kardeşlerimizden de Allah razı olsun" dedi. (Mahmut Aytekin - İLKHA)
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.