|
KUTLU DOÐUM HAFTASI
Ýslam ýn ve Ýnsanlýðýn büyük þahsiyeti Peygamber efendimizin doðum yýldönümünün yüzü suyu hürmetine ülkemizde düzenlenen kutlu doðum haftasý etkinliklerinin bir benzerinin ilçemizde de organize edilmesinin Efendimiz Muhammed i(sav) ve onun öðretisini yeniden anlamak ve kafalarýmýzýn içine doldurulmuþ yýðýnla yanlýþ bilgi kýrýntýlarýndan bir parça sýyrýlmasý ve bilinçleri sarsmasýný ummak çok fazla iddialý olmamalý. Nihayetinde Müslüman bir toplumdan bunu beklemenin nedenleri vardýr kuþkusuz. Ýlçemizde düzenlenecek olan etkinlik programýnýn nasýl olmasý gerektiðine bu yazýda karar verecek merci deðiliz. Herkes haddini bilmeli desturu bize bunu salýk verir. Ýþlerini en iyi þekilde yapmalarý temennimizdir.
Ama Bizler de bu yazýmýzdaki maksadý, bize bu yazýyý yazdýrtan temel itkiyi okurla paylaþarak, bu sayede toplumumuzun mevcut durumu ile peygamber öðretisinin neresinde durduðunu birkaç hususla irdelemeye çalýþýnca haddimizi aþmýþ olmayacaðýmýzý düþünüyoruz. Çünkü Büyük suçlarýn uzaktaki küçük ortaklarý olmaktan vicdani rahatsýzlýk duymak bu sorumluluðu gerektirir ey okur.
Büyük insan efendimiz Muhammed (sav) henüz kendisine vahy gelmeden nasýl bir insandý? Kiþiliði, deðerleri, hayata ve toplumsal olaylara bakýþý, kendini konumlandýrýþý hangi düzlemdeydi. Belki onun seçilmiþ kul olmasýnýn nedenlerini anlamak onun risaletini de anlamayý kolaylaþtýracaktýr. Allah rasgele mi seçti onu. Ýnsanlar arasýnda seçkin ve seçilmiþ kul olma þerefine nail olmak için ne yaptý? Kâinatýn yaratýcýsý ve mutlak sahibimiz Allah ýn dikkatini çekecek kadar þerefli bir hayat sürecek kaç insan vardý o kara kavruk yarýmadada.
Bir ineðin baþkasýnýn tarlasýna girmesinin bedelinin kan olduðu bir coðrafyada, baþkasýný çekememezliðin illa da onun ayaðýný kaydýrmayý gerektirdiði bir ilkellik nazariyesinin ya da güçlü olmanýn haklý olmayý da meþrulaþtýrdýðý toplumsal alýþkanlýklarla dem vurup peygamberle, o büyük insanla nasýl yüzleþeceðiz. Onun doðum gününü bu ilkel kabile anlayýþlarýyla mý kutlayacaðýz. Henüz daha peygamberlik unvanýný almadan, toplumun sevdiði ve kendisinden emin olduðu kiþi olma vasfýna sahip olan peygamber, hangi ferdi meziyetlere sahipti. "Muhammed-ül emin" sýfatý yani güvenilir Muhammed, emin olunan kiþi anlamýna gelen o sýfatý daha peygamber olmadan önce almýþtý ki bu kanýmca doðruluk ve dürüstlük katsayýsýnýn neredeyse sýfýra indiði bir toplumda hepimize uzak bir hayal olarak görünebilir. Ama o güvenilir insandý. Bu lakabý yaþadýðý toplumdaki insanlar takmýþtý. Allah deðil.Ýþte böyle bir insanýn doðum gününü kutlamak belki de onun söylediði son sözleri tekrar hatýrlamayý gerektirir. Ne diyordu veda hutbesinde efendimiz,"Sözlerimi dinleyin, Ey halk rabbinize kavuþacaðýnýz zamana kadar kanlarýnýz, mallarýnýz size haram kýlýnmýþtýr… O sizin yaptýklarýnýzý sorgulayacaktýr… Herkes aldýðý emaneti sahibine devretmelidir… Ne zülmedin ne de zülmü kabul edin… Cahiliye de dökülen kan yok sayýlmýþtýr. Görmezlikten geldiðim (baðýþladýðým) ilk kan öz amcamýn oðlu ibni rebi a bin haris bin abdulmuttalib in kanýdýr…ki huzeyl taifesince öldürüldü…Ey halk ,sizin kadýnlarýnýz üzerinde hakkýnýz olduðu gibi onlar da sizin üzerinizde hak sahibidir…Benim kadýnlar hakkýnda iyilik yapma tavsiyemi kabul edin.onlar size Allah ýn emanetidirler . çünkü siz Allah ýn kelimeleriyle onlarý kendinize helal yapmýþsýnýzdýr…" Peygamber in bineði üzerinde etrafýný çevirmiþ yüz bini aþkýn kadýn ve erkek arasýnda durarak son mesajlarýný verdiðini yazar tarih kitaplarý. Kalabalýða ses ulaþsýn diye Rebi a bin Ümeyye bin Halef adýnda birinin peygamberin söylediklerini tekrarlamakla görevlendirildiði de söylenir. Peygamber yok artýk ama öðretisi var. Öðretisinin kalabalýklara ulaþmasýný saðlayan sesin sahibi Halef de yok ama kalabalýklara ses olabileceði umulan bu yazýnýn Halef i sorumluluk gereði olduðunu bilmen gerek ey okur… Büyüleyen evrensel mesajýnla iyi ki doðdun Efendimiz. Ýyi ki doðdun…
Mümtaz CEMÝL
yildiz98@hotmail.com
|